banner9
03 Eylül 2016 Cumartesi 19:20
Saadet Partisi Kartal, İsrail'i Kınadı!
banner10
Saadet Partisi Kartal İlçe Başkanı Fehim Hava, Türkiye üzerinde başka ülkelerin planları olduğunu kaydetti.

Saadet Partisi Kartal İlçe Başkanı Fehim Hava, yaptığı açıklamada;

Değerli Basın Mensupları;

Değerli Kardeşlerim;

Bizi eşref-i mahlûkat olarak dünyaya gönderen Rabbimize hamdü senalar olsun.

“Müminler bir vücudun azaları gibidir” şuuruyla ümmeti olmakla şerefyap olduğumuz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V) selatü selam olsun.

Sadakat timsali Hz. Ebubekir’e, adil halife Hz. Ömer’e, ahlaki güzelliğin zirvesi Hz. Osman’a, cesaret, ilim ve hitabetin bayraktarı Hz. Ali’ye ve her biri gökteki yıldızlar gibi olan Ashabın yolunda giden siz değerli kardeşlerime selam olsun.

Zilleti değil, izzeti seçen ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’yı Haçlıların esaretinden kurtaran Selahaddin Eyyubi’yi örnek alanlara selam olsun.

Önünde düşman arkasında deniz olduğu halde gemileri yakıp, nefsine de askerlerine de tek yolun fetih olduğunu ilan eden Tarık Bin Ziyad’n adanmışlığını yüklenen siz değerli kardeşlerime selam olsun.

Ortalık beyliklerden geçilmiyorken, gündelik taht kavgalarına takılmadan, bulunduğu odada Kur’an var diye ayağını uzatıp yatamayacak kadar iman sahibi, bir çadırdan büyük bir devlete giden yolu açan Osman Gazi’ye layık olan sizlere selam olsun.

 “Ya ben İstanbul’u alırım, ya İstanbul beni alır” kararlılığında, Peygamber övgüsüne mazhar olmuş, çağ açıp çağ kapatan İstanbul’un Fatih’i Sultan Mehmed’in torunları olan sizlere selam olsun.

Ülkesini kemirmek için etrafının sarıldığı bir dönemde, siyasetiyle, imanıyla, aklıyla dünya dengelerini altüst eden hasta adam denilen devletini sonuna kadar koruyan ve istiklal savaşına giden yolda 33 yıl direnen  Abdülhamid Han’ın ferasetini kuşananlara selam olsun.

İstiklal şairimizin “Kimi Hindu, kimi yamyam kimi bilmem ne bela” tasvir ettiği yedi düvele karşı, istiklal mücadelesini kazanan ecdadın yolunda gidenlere selam olsun.

Güvenini kaybetmiş bir topluma “sizler şerefli tarihin evlatlarısınız” diyerek “İman varsa imkân da vardır” düsturuyla mazlum coğrafyalara umut olan Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın sadık dostları olan siz değerli kardeşlerime selam olsun.

Böyle bir kutlu liderin izinde, algı operasyonlarına karşı dik duran, Müslümanca yaşamanın haysiyetine talip olan, kınayanların kınamasına aldırmadan yoluna devam eden, Saadet Partililere, hep haklı çıkan siz değerli kardeşlerime selam olsun.

Değerli Arkadaşlar,

Değerli Basın Mensupları,

Zor süreçlerden geçiyoruz. Bugün sabah itibariyle silahlı kuvvetlerimiz sınır güvenliğimizi temin etmek adına sınır aşırı bir harekâta başlamıştır. Bu durum inşaAllah ülkemiz, milletimiz ve coğrafyamızdaki bütün insanlarımız huzur ve sekinete vesile olsun.

Değerli Arkadaşlar;

Mazlumların umudu olan bu coğrafyanın adım adım uçuruma doğru sürüklendiği zamanda bizler, ülkemizin ve milletimizin içinde bulunduğu kuşatmaya dikkat çekmek için bugün buradayız. Sorumluluğumuzu hatırlamak ve üzerimize düşen yapmak adına toplanmış bulunuyoruz.

47 yıllık siyasi hayatımızda her zaman ülkemizin, milletimizin birliğini ve beraberliğini savunmuş bir topluluk olmanın verdiği onurla çalışmaya devam ediyoruz. Bedeller ödemesine rağmen, doğru bildiği ve milletin hayrına olduğuna inandığı her şeyi ısrarla ve kararlılıkla dile getiren bir hareket olmanın verdiği güvenle sözümüzü söylüyoruz.

Ve diyoruz ki, 1.Dünya Savaşı’nda 20 milyon, 2. Dünya Savaşı’nda 70 milyon insanı ölmesine neden olan, insanlığı her açıdan sömüren, kemiren köleleştiren, savaşların, kaosların, terörün müsebbipleri bugünkü zulüm düzeninin ağababaları, 11 Eylül 2001’den itibaren 20. Haçlı Seferi’ni başlattıklarını ilan ettiler.

Büyük Ortadoğu Projesi’yle İsrail’in güvenliğini sağlamak ve Büyük İsrail’i kurmak için sırasıyla Afganistan’ı, Irak’ı ve sözde Bahar adı altında Libya’yı, Yemen’i, Suriye’yi, Mısır’ı ya iç savaşa ya da bölünmelere sürükleyerek milyonlarca insanın katledilmesine sebep oldular.

 Ve şüphesiz Büyük İsrail projesinin hayata geçirilmesinin önündeki en büyük engel, Selçuklu ve Osmanlı’nın mirasçısı Türkiye’dir. Bunu iyi bilen ırkçı Siyonizm bu bölgede güçlü bir Türkiye olmasın diye, insanımızı aç bırakmak, işsiz bırakmak, borca esir etmek ve dininden uzaklaştırıp yumuşak lokma haline getirmek için gece gündüz çalışıyor.

 Ve maalesef geçmişten bugüne bir kısım idareciler de ya bilerek, ya da gafletten emperyalizmin bu planına hizmet etmektedir.  

Ey Siyonistler, sizin 5700 yıllık planınız, kıyamete kadar plan olarak kalacak ve siz de cehenneme gideceksiniz.

Ey sömürgeci, çıkarcı, kuvveti ve çoğunluğu hak sebebi sayan Batı elbet akıttığınız kanın ve gözyaşının hesabını bu millet sizden soracak

Taşeron olarak kullandığınız terör örgütleri eliyle bu milleti yıldıracağınızı zannediyorsunuz. Kimin nam ve hesabına çalışırsa çalışsın, alfabenin hangi harfiyle tanımlarsanız tanımlayın hiçbir terör örgütü bu milletin birliğini beraberliğini huzur ve sükûnetini bozamayacaktır. PKK-PYD, DAEŞ, FETÖ hangisi olursa olsun fark etmez. Sonuçta kazanan mutlaka bu millet olacak, mazlumlar olacaktır.

Ey zalimler korkun, ey mazlumlar ümitvar olun. Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni bir dünya mutlaka kurulacak. BOP’ u da, Büyük İsrail Projesi’ni de tarihin çöp sepetine atacağız.

Değerli arkadaşlar, kıymetli basın mensupları

Ey AK partili yöneticiler,

Sizin de birçoğunuzun şuur kaynağı Filistin, Kudüs, Gazze değil miydi? Biz sizi anlamıyoruz. Biz sizi tanıyamıyoruz. Ne hale geldiniz? Mavi Marmara’ya ihanet olan bu anlaşmaya nasıl onay verdiniz

Meclis kürsüsünden özgür bıraktığınızı söylediğiniz başörtüsünü düşürdüğünüz hale bakın. Her yönüyle Siyonist İsrail’in işine gelen anlaşmayı başörtülü bir milletvekiline savundurdunuz. Ne yani başörtüsü şeklen özgür, ruhen esir mi edildi, devri iktidarınızda…

Ey Milletvekilleri, ey makam sahipleri her şey gider, Filistin kalır, Gazze kalır, Kudüs’e ihanetin bedeli vebal kalır.

Siyonist İsrail’le yapılan bu anlaşma hiçbir şekilde kabul edilemeyecektir. MILLI IRADENIN vicdaninda hic bir zaman onay gormeyecektir.

Ey yazarlarımız! Ey çizerlerimiz! Ey STK yöneticilerimiz! Ey kanaat önderlerimiz!

Görmüyor musunuz, duymuyor musunuz, hissetmiyor musunuz?

2001’yılından bu yana olup biten her şey İsrail’in güvenliği için, Büyük İsrail Projesi için ve emperyalizme yarayacak şekilde cereyan ediyor.

Görmüyor musunuz, Allah aşkına, neyi konuşuyorsunuz.

Şu piyasada dolaşan 1 dolarların üzerindeki piramitle neden ilgilenmiyorsunuz

Ey yazarlarımız, çizerlerimiz, siyasilerimiz, hocalarımız, söz sahipleri, Türkiye’nin bugün boğuşmak ve aşmak zorunda olduğu bu zorlu süreç ellerinizle yaptıklarınızdan, sözlerinizle sebep olduklarınızdandır.

Ey yazarlarımız, gazetecilerimiz,

Çok değil sadece 1 yıl önce attığınız manşetlere, yazdığınız yazılara, söylediğiniz sözlere bir bakınız. Lütfen 6 ay bile sadık kalamayacağınız, yazılar yazmayınız. Sözleri söylemeyiniz. Manşetler atmayınız.

Evet, Cumhurbaşkanımız 15 Temmuz’un bir milat olduğunu söyledi. Geçmişi irdelemeyelim ama ülke ve millet olarak 15 Temmuz’un bir milat olabilmesi için her açıdan, her birerimiz, her kesimimiz, her siyasi parti ve şüphesiz iktidar kendisine çeki düzen vermek zorundadır.

Yeni baştan bütün stratejilerimizi ele almak zorundayız.

Algı operasyonlarıyla milleti yönetmek yerine, devlet adamı ciddiyetiyle kurum ve kuruluşlar adam akıllı yönetilmelidir.

Artık yolla, köprüyle, AVM ile inşaatla oyalanacak zamanımız yok.

Türkiye’yi ekonomik olarak güçlendirecek işlere koyulmak zamanıdır.

Artık uluslar arası şebekelerin Türkiye’yi teslim almak için kullandıkları sıcak para girdabından kurtulmak ve üretim seferberliğine başlamak zorundayız.

Üretmeyen Türkiye, ekonomisi güçlü olmayan bir Türkiye dış politikada başarılı olamaz.

Artık her ne sebeple olursa olsun, kamplaşma ve kutuplaşmaya neden olacak yaklaşımlardan uzak durmaya mecburuz.

15 Temmuz’da oluşan ve toplumun her bir ferdini memnun eden duruşu, heyecanı muhafaza etmeye mecburuz.

Hangi hal ve şart altında olursa olsun, hukuk ve adaleti korumak zorundayız.

Şüphesiz böylesine hassas ve kırılgan bir süreçte dengeli ve hak merkezli bir dış politika çeşitliliğine ihtiyacı vardır.

Savaş değil barış, çatışma değil diyalog, çifte standart değil adalet, üstünlük değil eşitlik, sömürü değil adalet, baskı ve tahakküm değil insan hakları ve hürriyet ilkeleri çerçevesinde dünyanın bütün ülkeleriyle güçlü ilişkiler kurmak zorundadır.  

Değerli Basın Mensupları,

Değerli Kardeşlerim,

Bugün milletimizin bütün kesimleri, siyasetçisi, askeri, kanaat önderi, hocası, sokaktaki vatandaş kim varsa “Erbakan haklıymış” diyor. “Erbakan bugünleri görmüş” diyor. El hak doğru söylüyorlar. Unutmayalım ki, Erbakan Hocamız AB, ABD, NATO, İsrail, Siyonizm, Küresel Emperyalizm, BOP hakkında söyledikleriyle de haklıydı. Bu gerçekleri anlamak için daha hangi musibetleri yaşayınca hak vereceksiniz?

Değerli Kardeşlerim;

Vatan bizim, millet bizim,  bayrak bizim, devlet bizim. Kendimize sahip çıkalım. Geleceğimize sahip çıkalım." diyerek sonlandırdı.

SAADET PARTİSİ KARTAL ILCE BASKANI FEHIM HAVA 

Son Güncelleme: 05.09.2016 02:11
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner27