Uzunok, "Baba ocağını kirli hesaplara teslim etmeyeceğiz."

CHP Kartal Önceki İlçe Başkanı Süleyman Uzunok Kemal Kılıçdaroğlu'nun yanında olduğunu açıkladı.

Uzunok, "Baba ocağını kirli hesaplara teslim etmeyeceğiz."

Süleyman Uzunok, "Ben bu yolu bir kişinin makamı için değil; ahlakın, adaletin, emeğin ve halktan yana siyasetin onuru için yürüdüm.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolunda yürüyen bir birey olarak şunu açıkça söylüyorum: Bizim derdimiz koltuk olmadı, ihale olmadı, belediye imkânları olmadı, birkaç dostu milletvekili yapmak ya da partinin kaynaklarını dar bir çevrenin çıkarına sunmak hiç olmadı. Bizim derdimiz, bu ülkenin yoksulu, emekçisi, emeklisi, genci, kadını; kısacası sesi duyulmayan milyonlarıydı. Bizim derdimiz, Atatürk’ün kurduğu baba ocağının namusunu, Cumhuriyet’in ahlakını ve halkçı siyasetin temiz yüzünü korumaktı.

Fakat 2023 kurultayından bu yana gördüklerimiz, içimizi acıtan bir hakikati gözler önüne serdi. Baba ocağımız dediğimiz bu büyük çınarın gölgesinde artık örgütün alın terinden çok hesapların, ilkelerden çok pazarlıkların, vefadan çok tasfiye hırsının konuşulduğunu görüyoruz. Bir zamanlar halkın umudu olması gereken kapılardan bugün polislerin, iktidar temsilcilerinin, kirli ilişkilerin gölgesi eksik olmuyorsa; burada durup herkesin vicdanına sorması gereken ağır sorular vardır.

Siz Bülent Bey’e gösterdiğiniz nezaketi, bu partiye ömrünü vermiş Kemal Kılıçdaroğlu’na göstermediniz. Çünkü biliyorsunuz; Kemal Bey’in temsil ettiği siyaset, sadece bir genel başkanlık meselesi değildir. O siyaset, hesap soran ama kin tutmayan; temiz kalmayı makamdan üstün gören; harama, talana, ranta, yağmaya geçit vermeyen bir anlayışın adıdır. Kemal Bey’in gelişi, üzeri örtülmek istenen ilişkilerin, sessizce geçiştirilen iddiaların, görmezden gelinen çıkar ağlarının sorgulanması demektir. İşte asıl korkunuz budur.

Örgütü birbirine düşürüyorsunuz. Halkı galeyana getiriyorsunuz. Sonra da bunun adına mücadele diyorsunuz. Oysa mücadele, kendi partilini hedef göstermek değildir. Mücadele, algı makineleriyle hakikati boğmak değildir. Mücadele, satın alınmış kalemlerle, fonlanmış trollerle, belli merkezlerden yönetilen kanallarla halkın aklını karıştırmak hiç değildir.

Hakkında ciddi iddialar bulunan kişileri, hiçbir tatmin edici açıklama yapmadan “siyasi yargı” kalkanının arkasına saklıyorsunuz. Elbette hukukun siyasallaşmasına karşı durmak gerekir. Elbette yargı bağımsızlığı savunulmalıdır. Ama siyasi yargıya karşı çıkmak, kimsenin yolsuzluk iddialarından muaf tutulacağı anlamına gelmez. Kamu malına uzanan el kimden olursa olsun hesap vermelidir. CHP’li olmak, kimseye dokunulmazlık zırhı kazandırmaz. Tam tersine, bu partinin geleneği önce kendi kapısının önünü temiz tutmayı gerektirir.

Siz ise her eleştiriyi ihanet, her soru işaretini düşmanlık, her vicdanlı itirazı bölücülük gibi göstermeye çalışıyorsunuz. Oysa biz bölmek için değil, bu partinin ruhunu korumak için konuşuyoruz. Biz susarsak, baba ocağı bir avuç çıkar grubunun gölgesinde kalacak. Biz susarsak, Atatürk’ün mirası kişisel hesapların, belediye rantlarının, makam pazarlıklarının ve kirli ilişkilerin malzemesi haline getirilecek.

Anlaşıldı ki sizin meseleniz Atatürk’ün emaneti değilmiş. Sizin meseleniz Cumhuriyet Halk Partisi’nin ahlaklı, kamucu, halkçı çizgisi değilmiş. Sizin meseleniz şahsi ikbal, kişisel çıkar, koltuk güvenliği ve güç paylaşımıymış. Bunun için dün karşısında durduğunuzu söylediğiniz kim varsa bugün onunla aynı masaya oturmaktan, aynı fotoğraf karesine girmekten, aynı dili kullanmaktan çekinmiyorsunuz.

Bugün ortaya çıkan tablo şudur: Siz bu partiyi büyütmek istemiyorsunuz; büyük parçayı ele geçirmek istiyorsunuz. Siz örgütü güçlendirmek istemiyorsunuz; örgütü kendinize biat ettirmek istiyorsunuz. Siz halkı aydınlatmak istemiyorsunuz; halkı algıyla yönlendirmek istiyorsunuz. Siz CHP’yi iktidara taşımak değil, CHP’nin imkânlarını kendi iktidar alanınıza dönüştürmek istiyorsunuz.

Biz Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolunda yürüyenler olarak siyaseti nezaketle, ahlakla, sabırla ve hakikatle savunmaya devam edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki gerçek siyaset; gürültüyle, trolle, iftirayla, linçle değil; vicdanla, emekle ve temiz bir alınla yapılır.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yolu; harama el uzatmayanların, haksızlığa boyun eğmeyenlerin, kimseyi ötekileştirmeden adalet isteyenlerin yoludur. O yol, kalabalıkların alkışına göre değil, vicdanın sesine göre yürünür. O yol, bazen yalnız kalmayı göze alır ama kirlenmeyi asla kabul etmez.

Bugün bize düşen görev, susmak değil; baba ocağının duvarlarına sinen Kuvayı Milliye ruhunu, halkçılığı, dürüstlüğü ve adalet idealini savunmaktır. Çünkü CHP kimsenin şahsi mülkü değildir. CHP, birkaç kişinin kariyer planına, çıkar hesabına, koltuk hırsına teslim edilemeyecek kadar büyük bir mirastır.

Bu parti; rantın, talanın, ihanetin, pazarlığın değil; alın terinin, halkın, Cumhuriyet’in ve namuslu siyasetin partisidir.

Ve biz, Kemal Kılıçdaroğlu’nun temsil ettiği temiz siyasetin izinde yürüyenler olarak, bu baba ocağını kirli hesaplara teslim etmeyeceğiz." Sözlerini sonlandırdı.

Güncelleme Tarihi: 24 Mayıs 2026, 16:23

Aytekin Yaşar

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17