İnsanları eleme, seçme, seviye tespit adında o kadar sınava tabi tutuyorlar ki.. Gerek uluslararası, gerek yurtiçi birçok sınav ve birçok isim.. IELTS, TOEFL, YKS, KPSS, ALES ve böyle devam eden birçok kısaltmalı -sınav- Hepsinin bir amacı var; bir program, bir sistem için milyonların içerisinden binleri seçebilmek..

Bir insan nasıl belirlenir?

Sizce bir insan nasıl belirlenir? Önüne konulan 3, 4 bilemediniz 5 şıklı sorularla mı? Ya da cümledeki boşluğu doldur, ya da şu kutularla şu kutuları eşleştir ile mi?

Ben size biraz yardımcı olayım. Bir çok test çözdükten sonra doğru şıkkı bulmak oldukça kolaylaşıyor.. Birçok cümleyi sentezleyip boşluklara ne gelebileceği tahmin edilebiliyor.. Ve görsel zeka ile yapılan ezberle o kutular doğru yerlere ulaşıyor.. Yani bu sınavlara 1 yıl, belki 3 ay oturup kafamızı kitaba gömüp, bol bol ezber yaparak çok güzel bir not alabiliyoruz.. Hele okul sınavları için 1 hafta hatta son gece bile çalışmak geçmek için yetiyor.. Peki gerçekten öğrenebiliyor muyuz..?

İlgisi yoksa ne yapsın?

Birçok başarı öyküsü okuyoruz.. Sistemin sınavlarından başarılı olamamış ama hayatta başarılı olmuş birçok kişiyi.. Mutlak bir doğru belirleniyor ve buna uymamız isteniyor.. Peki senin yöntemin ya bana uygun değilse.. Beni neden zorluyorsun?

Birçok öğrenciye başarısız(!) deniyor.. Ama yakından incelediğimizde bir bakıyorsunuz evine ekmek o götürüyor.. Kardeşlerine o bakıyor.. Akşamları işe, gündüzleri okula o gidiyor.. Şimdi bana bu çocuğun başarısız diğer kolej çocuklarının başarılı olduğunu demeyin!

Demek ki bu çocukların bu yönteme ilgisi yok.. Demek ki hayatta kullanabilecekleri tarzda değil öğrendikleri.. Demek ki mutlak doğrular aslında mutlak yanlış..

İsimleri değiştirme sınavları kaldır!

İndirdiğimiz uygulamalarda sürekli bir güncelleme geliyor.. Heyecanla tıkladığımız çoğu uygulama da maalesef sadece desen, dekor değişmiş teknik olarak bir farklılık yapılmamış..

İşte maalesef bizim sınavlarımız da böyle.. Seviye tespitler geçiş sınavlarına; yerleştirmeler yeterlilik sınavlarına dönüyor.. Ve sonuç sistem değişti..

İtiraf etmek gerekirse bu son üniversite sınavı değişikliğinde teknik olarak güzel değişimler yaşandı.. Lakin o dehşet verici zamansızlık bütün güzellikleri gölgede bıraktığı aşikar..

Bize isimler bir fayda sağlamıyor.. Tamam fiyakalı isimler seçiliyor.. Ama cidden masraftan başka bir getirisi olmuyor.. İstanbul Üniversitesi’nin bir afişi dikkatimi çekti.. ‘Aramıza sınav girmesin’.. Ben de diyorum ki: Artık optik doldurmayalım.. Bizi hayata uygun bir şekilde seçin.. Realist bir şekilde..

Siz özel bir şirket değilsiniz

2-3 milyon kişi sınava girerken, 300-400 binini alıp, geri kalanına da ‘Ne yaparsanız yapın’ diyemezsiniz.. Hepsi sizin bir evladınız.. Hepsinin bir işin ucundan tutmasına vesile olmak, göreviniz..

Kaldı ki adil bir yarış ortada yok.. Özel hocalı, özel okullu on adım önde başlarken.. Anadolu’dan gelen iki-üç temiz kardeşimize bakmayın, çoğu diğer güzel insanlar hiçbir yeri kazanamıyor.. Çünkü anca okulda birkaç saat öğretmen yüzü görebiliyor..

Bir; sınav adil olmalı.. İki; şunu unutmayın siz özel şirket değilsiniz! Hiçbir genci yarı yolda bırakamazsınız..

Her ülkenin farklı bir madeni var.. Güzel ülkemizin ise 20 AB ülkesinin, Dünya üzerinde 100’den fazla ülkenin nüfusundan fazla olan 13 milyon aktif genç nüfusu..

-İşte bu madeni iyi değerlendirmeliyiz-

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner17