31 Mart 2019 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yerel seçimler için sandık başlarına gidecekler. 5 yıllık bir sürenin ardından il ve ilçe belediye başkanlarını tekrardan seçecekler. Etrafınızdan zaten ufaktan bir seçim havası sezmişsinizdir. Peki, vatandaşın hayallerindeki o belediye başkanı nasıl olmalı ve ne yapmalı?

Kafalar karışık

Türkiye’deki seçimleri anlamak açıkçası zor. Günden güne de kararsız seçmen oranı artıyor. Ama nedense seçimin son günlerine kadar oldukça iyi kampanyalarla seçmenin onayı alınabiliyor. Kimi seçmen aldığı kararla mutlu olurken, kimisi de hayal kırıklığına maruz kalıyor.. Sonra aklına şu geliyor ‘çok fazla seçenek yoktu zaten..’

Belediye başkanı..

Yüzlerce ilçe, onlarca büyükşehir ve hepsinin bir belediye reisi.. Açıkça söylemek gerekirse bazı belediye başkanları yeniliklere o kadar açık ki insanın içi umutla doluyor.. Sosyal medya hamleleri, sanat, kültüre yönelik adımlar.. Kimileri de o kadar aç gözlü ki koltuklarında öleceklerini falan zannediyorlar galiba.. Bir belediye başkanı vatandaşa fayda sağlamak istiyorsa öncelikle ilk yapması gereken: Yeniliklere açık olmak..

Gençler.. Gençler.. Ve gençler..

Kapısından kovulduğum oldu, bazı makam mevki sahibi ve güya eğitimci(!) dediğimiz insanların yanından.. Ama suçumda büyüktü şimdi.. Bir sürü projem vardı ve bunları sunmak için kapılarını çalmıştım.. Demek istediğim şu, bir belediye başkanı asla kapısını kapatmamalı.. Genç gördüğünde ilk onu yanına almalı, ilk onu dinlemeli.. Birçok fikir, kapılar kapanıyor diye rafa kalkıyor.. Gerçek bir başarı aranıyorsa o da insanı dinlemek, insanı anlamak ve insan için çalışmaktır..

Sorunları dinleme fırsatı ver..

Birçok seçim vaatlerinde şu yapılacak, şu edilecek deniyor.. İyi, güzel lakin asıl önemli olan vatandaşı sentezlemek.. Sen vatandaşa konuşabilme hakkı vermelisin.. Beni dinleyecek bir başkanım var diyebilmeli.. Halktan ne kadar uzaklaşırsan, yapılan adımlar da o kadar gereksizleşir.. Sen lüks bir tuvalet açılışı yaparsın oysa halkın kütüphaneye, aşevine ihtiyacı vardır ama bilemezsin..

İnsanları anlayan bir başkan

Dönemin yapısını, şartlarını, eksilerini, artılarını bilen bir başkan olmalı Belediye Başkanı.. Ne Pollyanna gibi olup aşırı iyimser bakmalı.. Ne de her şeyi negatif görüp karşısındaki siyasiyle inatlaşmalı.. Genel seçimlerde tam olmasa da, yerel seçimlerde vatandaş doğrudan muhatap olacağı kişiyi seçmektedir.. Yani ideolojiler biraz daha arka planda kalıyor bu seçimlerde.. Başkan partisinin, ya da liderinden önce temsil ettiği kitleyi ilk önceliği olarak ilan etmelidir.. Baskısını bu yönden oluşturup önce halk diyebilmelidir..

İnsanları anlamak onlar gibi olmayı gerektirir, tepeden bakarsan sadece bir kroki görürsün.. Sadece noktaların oluşturduğu çizgileri görürsün.. Oysa onların hepsi birer hayattır.. Hayat ise dikkatle işlenmesi gereken bir hazinedir..

Asıl mücadele ne zaman başlar?

Çoğu insan, seçimi 6-7 ay gibi bir çalışmadan ibaret sanar. Oysa asıl iş, seçimin kazanıldığı gün başlar ve başlamalıdır da.. Başarılı siyasetçilere bakın.. Hangisinin biyografisinde şöyle kampanya yaptı, şöyle muhteşem reklam yaptı yazar ?.. Ama şunlar yazar; ilk hastaneyi yaptı, havaalanları inşa etti, yardım fonları oluşturdu tarzında.. Yani güzel insanlar olay kazanmak değil, kazandıktan sonra ne yapabildiğindedir..

Temennilerim..

Umarım bu belediye seçimi çok seçim arabalı geçmez..

Mitingler, programlar trafiği alt üst etmez..

İnsanlar birbirlerini kırmaz, üzmez ve boğazlamaz..

Kazasız belasız bitip hayırlısıyla yeni başkanlarımız görevlerine ve asıl mücadelelerine başlamalarını şimdiden temenni ediyorum..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner17