banner36

Lânete mi uğradık? Beddua mı tuttu!

banner9

Bir zamanlar “Magirüs geçti” diye meşhur bir reklam vardı. Bir otobüs markası reklamı...

Lânete mi uğradık? Beddua mı tuttu!
banner10

Asım Yenihaber makalesinde çok çarpıcı bir yazı kaleme aldı.


İşte o  yazı ;


Hâlâ “magirüs” otobüsleri var mı? Dünya o kadar değişti ki, otobüsler de değişti ve muhtemelen magirüs bu hıza ayak uyduramadı ve piyasadan çekildi. Yoksa reklam refakatinde geçmeye devam ederdi!


Bu magirüs isminin tamamen yok olduğu anlamına gelmiyor. Nitekim bindiğiniz minibüs magirüs olabilir!


Bugünlerde mevzu tır!


TIR, “uluslararası karayolu nakliyatı» mânasına gelen «transport international routier»in kısaltması. Böyle ülkeler aşan nakliyatta ona göre büyük kamyonlar kullanılıyor. Dolayısıyla büyük kamyonlara “tır” deniliyor. 


Suriye sınırında tır aramak neyin nesi?


Önce bir yardım kuruluşu işin içine karıştırılmak istendi. Bu yardım kuruluşu İsrail’in kara listesine girmişti. Sebep: Mavi Marmara! Hani şu İsrail’in baş belâsı olan gemi…

Suriye’de bir iç savaş var… Hayır! Doğru konuşmak lâzım, bu küçük ülkede “dünya savaşı” var! Dünyanın savaştığı bu ülkeye her gün sayısız araç girip çıkıyor. En azından insani yardım için. Bütün araçların bu maksatla girdiği de söylenemez elbette. 


Suriye’deki savaşın Türkiye’de farklı düzlemde sürdürüldüğünü düşünmek yanlış olabilir mi?


Suriye meselesi neden bu hale geldi?


Üç ayda, beş ayda sonuçlanacağı sanılan çatışmaların bütün ülkeyi tahrip ederek, yüzbinlerce insanın ölümüne yol açarak sürmesi neyin nesi? 


Dünya barışı için kurulmuş BM, onun kurumu Güvenlik Konseyi neye yarıyor?


“Savaşın uzamasına” desek yanlış olmaz!


Ağızlarını açtıkça habire “barış”tan söz eden dünya liderleri neden Suriye’de barış için parmaklarını oynatmıyor? Daha kötüsü: Birçok konuda çatışan Amerika ile Rusya Suriye’de her şeye ve kimyasal silahlara rağmen savaşın devamı konusunda uzlaşıyor!


Suriye’de barış, Mısır’da barış, Libya’da veya Tunus’ta barış… Akdenizdeki müslüman kuşağı kan ve ateş içinde. Uzun süren diktacı istikrardan sonra, demokrasiye geçmeye azmetmek senin neyine?


“Sen en fazla diktatörünü değiştirebilirsin! Onu da biz seçeriz. Madem ki buna razı değilsin, al sana!”


Ortadoğu’daki bütün çatışmaların, savaşların bir ucu Türkiye’ye varıyor. Mesele İsrail’in güvenliği ise, batsın bu dünya!


İslâm dünyasının bu durumu Filistin işgalcisi siyonist devlet için nimet. 


Lübnan, Suriye, Mısır, Libya, Tunus… Böyle devam etsin. Ya Türkiye’nin istikrarı?


Türkiye’nin istikrarı fena halde kötü örnek oluyor!


Kötü örnek ortadan kaldırılırsa, bütün âlem-i İslâm ikna olur. Neye? Kendi kendini idare etmeye müslümanların muktedir olmayacağına.


Son bir ay içinde ortaya çıkan manzara nasıl yorumlanmalı? Türkiye bir bâdireyi atlatmadan diğeri ortaya çıkıyor. Bu sefer mesele içeriden destekli. Türkiye’nin hiçbir meselesi iç meselesi değildir! Kimin eli, hangi maşayı kullanarak nereye kadar uzanıyor? Bilmek kolay değil. 


Zaman’ın bir yazarı “Cumhuriyet tarihinde hiç yaşanmamış sıkıntılara hazır olun” buyuruyor. Bilmese, uyarmaz. Neler olup biteceği hakkında bilgisi var veya ona bir şeyler gösteriliyor...


“Değilim” diyor ama, “yetkili” ağız olarak konuşuyor...

Yoksa lanete mi uğradık? Beddualar mı tuttu?


Yoksa, farkında olarak veya olmayarak İsrail-ABD ekseninin aracısı, maşası olan paralel yapıların hışmına mı uğruyoruz?


kaynak; habervaktim.com

Güncelleme Tarihi: 05 Ocak 2014, 22:15

Aytekin Yaşar

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17