Ülkemizde; TV’nin ailenin bir bireyi sayılmasıyla başlayıp internetin her evden ziyade her kişiyi çepeçevre sarmasına kadar varan son 20 yılda temel problemler var.

Birincisi; gençler eğitim hayatından memnun değil; okula gitmek için can atan, pazartesileri iple çeken çocuklardık biz. Bugün ise okul hayatına son verme çabasında bir gençlik ve bu gençliğe engel olamayan ebeveynler var.

Eğitim sürecini bireylerin hayatından çıkarınca ortaya çıkan sonuç ise ahlak erozyonu yaşayan bir toplum! Dünyada aynı problem mevcut ve ülkemizde de had safhaya ulaşmasının sebebi internetin yaygınlaşması neticesinde dünya ile olan entegre yaşamın etkileşimidir. 

Temel problemlere; saygısız bir gençlikten mi, bahis başta olmak üzere çeşitli yollarla ceplerinde para olsun isteyen gençlikten mi, dini hassasiyetleri sıfır noktasına inen gençlikten mi, madde bağımlısı gençlikten mi, cinsellik budalası gençlikten mi başlayalım?

Bugün gençler evlerinde anne, baba ve diğer ev halkına, okulda öğretmenine, çevresine ve sokaktaki herhangi birine karşı saygı duymaz vaziyete gelmiş. Saygısız toplumda tahammülün olması imkânsızdır ve basit tartışmaların kavga ile hatta ölümle neticelenmesinin sebebidir. Tahammül, kişinin doğal frenidir ve tahammül saygıdan doğar. 

Resmi ve/veya gayri resmi oynanan şans oyunları, bahisler ile gençler haksız kazanç sağlamaktan adeta keyif alır hale gelmiştir. Öyle ki gayri resmi bahis oynatan merdiven altı bahisçilerin büyük kısmı tefecidir. Bahis düşkünü olmuş gençlere bir mesaj uzaklığındadırlar ve veresiye oyun oynatmaktadırlar. Oyunlarda bahislerin oranı arttıkça borç arttıkça faiz de artıyor. Gençlerin bu tefecilerden kurtulmak için neler yapabileceklerini hayal bile edemezsiniz. Torbacılık, hırsızlık, yankesicilik, gasp gibi suçlar gençler arasında o kadar normalleşmiş durumda ki parasız kalmaktan korkmuyorlar, parasız da kalmıyorlar. 

Yaptıkları bir ayıba karşılık gençlere hadis, menkıbe ya da ayetlerle öğüt vermek istenildiğinde gençler ayeti, hadisi o kadar küçümsüyorlar ki ayeti okuyan kişi ayet kendisi yüzünden küçük düşürüldü diye utanıyor.  Dini hassasiyet noktasında yazacak çok şey var ama bir köşe yazısına değil kitaba sığmayacak türden şeyler.

Nesli tüketen maddelere gençler nasıl bu kadar kolay ve hızlı ulaşabiliyorlar çözmüş, anlamış değilim. Beni aydınlatacak biri çıkarsa sonraki yazılarımda bundan da bahsederim. Bilmediğim bir konuda yazmayı tercih etmedim şuanda. Madde bağımlılığında herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini, ebeveynlerin ve öğretmenlerin bu konuda gençleri sıkıca takip etmeleri gerektiğini ama müdahaleyi işin uzmanına bırakmaları gerektiği kanaatimi söylemeden geçmek istemedim. 

Cinsel münasebeti, cinsel içerikli muhabbeti, şakalaşmayı marifetten sayan bir gençlik türüyor ve zannediyorum ki bunun tek suçlusu TV ve internet değil. Çevre ve aile baş sorumludur. Cinsel münasebetin ortaokul çağına kadar inmiş olması maalesef suçlu aramaktan ziyade acilen çözülmesi gereken psikolojik bir problemdir. 

İşin bu noktasından itibaren önce neslin geleceğini doğrudan ilgilendiren temel problemleri daha detaylandırıp, sorunların çözümüne dair aile, devlet, STK, siyasiler, sanatçılar ve eklenebilecek diğer unsurlarla birlikte çözüm yolları arayıp sorunu çözmek için her şeyimizi feda edebilmeliyiz. Bu konuyla ilgili hazırlamakta olduğumuz bir projeyi inşallah hayata geçirdiğimizde, siz değerli okurlarımızdan da her türlü desteği göreceğimize inanıyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner17