banner36

Altınok Öz, Psikologa mı gitmeli?

banner9

Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz'ün Kaymakam'a, kendi partililerine, basına, meclis üyelerine hakaretler yağdırması düşündürücüdür.

Altınok Öz, Psikologa mı gitmeli?
banner10

Bizi bilenler bilir. Mertçe, adam gibi kendi gazetemizde, kendi gazetemizin manşetinde DOĞRULARI  belgeleriyle yazarız. Kimseden korkmayız, kimseye de eyvallah etmeyiz.

 


Seçime bir gün kala adı sanı duyulmamış gazete çıkarttıracak kadar ve çamur atacak kadar ne düştük, ne de alçaldık. Biz yıllar önce Muhtarlar toplantısında adamın yüzüne bakarak "VİCDANIN RAHAT MI? KAFAYI YASTIĞA KOYUNCA RAHAT UYUYORMUSUN?" Diyecek kadar mert adamız.

 


Gelelim konumuza. Geçtiğimiz günlerde Kartal Belediye başkanı basını kahvaltıya çağırdı, biz hariç. Orada Kaymakam'ı, kendi partililerini ve basını rencide eden, aşağılayıcı, hakaret dolu sözler söyledi.Sabrettik hemen kaleme sarılmadık."Onun yaptığı üstün ahlakı biz yapmayalım" dedik.  Çünkü, bize yakışmaz. Sayın Öz şunu bilmeli ki; Siz kamu yönetiyorsunuz, biz kamu menfaatlerini savunuyor ve sorular soruyoruz.

 


Gelelim kendi tabiriyle belediyeyi (56 milyon borçla) alıp, 240 milyon lira borç batağına sürükleyen ve iyi yönettiğini zanneden adamın sözlerine, üslubuna, hal ve tavırlarına.

 


Geçtiğimiz aylarda sayın Öz'le ilgili bir ortama
 Gürbüz Çiftçi ve Kemal Berk'te katıldılar. Bu meclis üyeleri dediler ki; "Belediye başkanımızın psikolojisi bozulmuştur." Orada bulunan Hakimiyet Gazetesi sahibi Hasan Demir'de dedi ki; "Bu arkadaşlar psikolog mudurlar? Nasıl ve neye dayanarak karar verdiler! O halde sayın belediye başkanının bir hastaneden psikolojisinin iyi olmadığına dair tedavi görüp raporunu getirmeleri gerekmektedir!”

 


Bu gün yaşananlar insanı düşündürüyor. Acaba Gürbüz Çiftçi
ve Kemal Berk'in sözleri doğrumuydu? Çünkü bu arkadaşlarımız Sayın Öz’ü çok severler ve onun iyiliğini isterler. Orada bulunmalarının sebebi de buydu zaten.

 


İnsan düşünüyor. Bir
 şehri emin, yani belediye başkanı hiç Kaymakamı karşısına alır mı? Kaymakama parti eş başkanı der mi? Basına cephe alır mı? Kendi partisine gönül vermiş eski meclis üyelerini rencide eden sözler söyler mi? Haziran ayı meclisinde bir Meclis üyesi çıkıp meclisten haykırdı "Belediye başkanı o dönemde Bulgaristan da çilingir sofrası kurdu" diye. Biz belediye'nin  dosyalarından gelen belgeleri yayımladık ve sorular sorduk. Siz ise şahitlere ve belgelere rağmen bize ve meclis üyesine ahlaksız diyecek kadar şaşırmışsınız. Sizin ahlak anlayışınız bu mu? Niye bu kadar gerginsiniz? Borçlar sizi yıpratıyor mu? Çünkü kolay değildir bir belediyeyi 56 milyon borçla devir alarak, 240 milyon borçlandırmak. Olabilir insanlık hali insan bazen borç batağında olmaktan dolayı bunalabilir.

 


Şaka bir yana, Sayın Öz yazıktır etmeyin. Bir kent böyle yönetilmez.  Bir kenti yönetecek kişi Kamil ahlaka sahip olmalıdır.  Her kesimi kucaklayan, kusurları yeri geldi mi görmeyen bir mizaca sahip olmalıdır. Ona kötü, buna yanlış, şuna tukaka  demeyle belediye yönetilmez. Siz önce ki yıllarda da basına hakaretler ettiniz hem de Ramazan ayında. Kendi partililerinizi ayrıştırdınız
 İRLANDALI diye.  Kalktınız 29 Ekim'de Müslümanların yüz akı olan HAFIZLARA dil uzattınız. Dediniz ki "Mustafa Kemal Atatürk olmasaydı bu gün Türkiye'yi hafızlar yönetirdi." Halen konuşuluyor "Bu adam hafızlardan niye bu kadar dertli?" diye. Siz kişilikleri ve şahsiyetleri rencide eden konuşmaları hep yapıyorsunuz ve hiç te şık olmuyor! Bakın Mevlana ne demiş? "Dilini terbiye etmeden önce yüreğini terbiye et; Çünkü söz yürekten gelir, dilden çıkar."

 


Size bu konuda başka da bir şey demeyeceğim. Avukatlarım gereken hukuki işlemleri başlatıyorlar. Basına, basın özgürlüğüne ve şahsıma yapmış olduğunuz iftiralardan, hakaretlerden dolayı sizi önce en adaletli merci olan yüce Allah'a ve adaletin temsilcileri olan hakimlere havale ediyorum.

Güncelleme Tarihi: 08 Temmuz 2014, 11:34

Aytekin Yaşar

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner17