İktidarların ekonomiler üzerine etkileri

Nogales kenti bir çitle ikiye ayrılır. Çitin yanında durup kuzeye bakarsanız Arizona,Santa Cruz County’deki Nogalesi görürsünüz. Hane başına ortalama gelir yıllık 30 bin dolar kadardır. Gençlerin çoğu okula gider ve yetişkinlerin büyük çoğunluğu lise mezunudur. ABD’nin sağlık sisteminin kusurlarına ilişkin tüm o tartışmalara rağmen burasının nüfusu nispeten sağlıklıdır ve Dünya standartlarına göre uzun bir yaşam süresi ortalamasına sahiptir. Sakinlerinin çoğu 65 yaşın üstündedir ve devletin yaşlılar için düzenlediği sağlık sigortasından (Medicare) yararlanmakta dır. Bu, devlet tarafından sağlanan, elektrik, telefon, kanalizasyon sistemi, halk sağlığı, onları diğer kentlere bağlayan yol ağı ve elbette yasa ve asayiş gibi çoğu insanın hak olarak gördüğü hizmetlerden yalnızca biridir. Nogales Arizona halkı can ve mal güvenliği, hırsızlık, gasp ya da iş yatırımlarını ve evlerini tehlikeye sokabilecek başka tehditler konusunda endişe etmeden gündelik işleriyle meşgul olabilir. Dahası, Nogales Arizona sakinleri her türlü yetersizliğine ve ara sıra meydana gelen yolsuzluklarına rağmen, hükümetin onların hizmetinde olduğunu bilir. Belediye başkanlarını,kongre üyelerini ve senatörlerini değiştirmek için oy kullanabilirler, ülkelerini kimin idare edeceğini belirleyen başkanlık seçimleri için sandığa gidebilirler. Demokrasi onlar için çok doğaldır.
Çitin güney tarafında, yalnızca birkaç adım uzakta, hayat epey farklıdır.
Nogales  Sonora sakinleri Meksika’nın nispeten müreffeh bir kesiminde yaşasalar da,  hane başına ortalama gelir Nogales Arizona’dakinin yaklaşık üçte biri düzeyindedir.  Nogales Sonora’da yetişkinlerinin çoğunun lise diploması yoktur ve gençlerin çoğu okula gitmez.  Anneler bebek ölüm oranının yüksekliğinden endişe duyarlar.  Halk sağlığı koşullarının yetersizliği, bebekler bir yaşını aşacak kadar yaşasalar dahi sağlık koşullarının iyi olmadığı anlamına gelir.  Nogales Sonara sakinlerinin kuzeydeki komşuları kadar uzun yaşamamaları şaşırtıcı değildir.  Ayrıca, çoğu sosyal tesisten yoksundurlar.  Çitin güney sınırında yollar kötü durumdadır. Yasa ve asayişte ise durumu daha da kötüdür. Suç oranı yüksektir ve iş kurmak riskli bir girişimdir. Bir tek soygun riski değildir söz konusu olan; daha faaliyete başlayabilmek için bile tüm o izinlerin alınıp gerekli yerlere rüşvet verilmesi gerekir ki, bu da pek kolay bir iş değildir. Nogoles Sonora sakinleri, siyasetçilerin yolsuzluk ve beceriksizlikleriyle her gün yüz yüzedirler.


Türk Amerikan kökenli Dünyaca ünlü ekonomist Sayın Doran Acemoğlu ve başka Dünyaca ünlü bir ekonomist ve siyaset bilimci olan James A. Robinson’un beraber kaleme aldıkları ‘’ Ulusların Düşüşü ‘’ kitabının giriş bölümünden bir parça paragraf ile yazıma başlamak istedim; Ekonomi ve siyaset ile ilgilenen arkadaşlarıma bu kitabı tavsiye ederim. Amerika ile Meksika sınırında aralarını bir çit ile ayıran iki şehirden bahsediyor alıntımda, coğrafyalar aynı ama yönetim biçimleri farklı iki şehir. Bir tarafta ekonomik refah tavan yapmış durumda bir tarafta ise en dipte. Bir karar alınsa çitin güneyi ’de Amerika’ya dâhil olsa belki de 4-5 yıl içinde Nogales Sonara sakinleri de aynı ekonomik refaha ulaşacaklar. Yöneticileri seçmek demokratik hakkımız, bu haklar bizlere yıllar önce verilse de seçilen yöneticilerin maalesef kötü yönetim şekilleri kendi iktidarlarını korumak adına çıkardıkları kanunlar yasalar veya kötü ekonomi yönetimleri bizim seçme hakkımızın ’da var oluş sebebini bizlere sorgulatmıyor değil.  
 
Neden bizler seçiyoruz ki dedirten?  
 Hukukun üstünlüğünü ve anayasada yazılmış olan ve kesinlikle buna uyulması gereken kuralları çiğneyen yönetimlerin veya hükümetlerin diyelim; Adına her ne deniyor ise. Neden bize ’’ Neden bizler seçiyoruz ki? ‘’ dedirtmeleri düzeni, Neden bazı ülkelerde değişmiyor.


Paranın tek bir tarafa kanalize edilmesi
Her ekonomik krizin olmazsa olmazı, devletin bankalar üzerinden özel sektöre verdiği kredilerin batığa dönüşmesidir. Bu krediler özellikle tek bir çevreye ve sektöre kanal ize ediliyor ise ve bu sektör imalatı ve katma değeri içinde barındırmayan bir sektör ise yani yurt dışından yatırım ve döviz getirmeyecek ise eninde sonunda bu sektörün oyuncuları batar ve devletin verdiği krediler batağa döner. İktidarların ekonomiler üzerine etkilerine bir örnek bunu gösterebiliriz.


Adalet ve Hukuk Etkileri
Bir başka perspektiften baktığımız zaman ise Adalet ve hukuk kavramlarının yerli yerince oturduğu ülkelerde ekonomilerin daha istikrarlı ve daha sağlam bir zeminde ilerlediği görülmektedir. Yabancı bir yatırımcının sizin ülkenize yatırım yapmak isteyişi ile beraber en başta dikkat edeceği husus adalet ve hukuk sisteminin işleyişinde sıkıntılar olup olmadığıdır. Ayrıca uluslararası kredi notu veren kredi derecelendirme kurumları bu notları artı veya eksi yönde kullanırken adalet ve hukuk perspektifini de göz önünde bulundururlar.


Sığınmacı Etkileri
Bu etkene verebileceğimiz en iyi örneklerden birisi komşu iki ülke olan Pakistan ve Hindistan ülkeleridir. Pakistan 1,4 milyon Afgan mülteciye ev sahipliği yaparak yanı başındaki Hindistan’dan ekonomik olarak çok düşük seviyelerde geride kalmıştır. Hindistan’ın 2017 yılı Gayri safi yurt içi hasılası 2,597 trilyon dolar iken Pakistan’ın 2017 yılı Gayrı safi yurt içi hasılası 305 milyar dolardır.  
Yakın Aralıklar ile Seçime Gitme
Siyasetin çıkmaza girdiği anlarda ülkenin ekonomik gidişatını ve vatandaşın refahını tehlikeye atmamak adına seçimlerin yapılması veya günü gelince zaten seçim yapılması hayatın akışına uygun tercihlerdir. Lakin gerek anayasa değişiklikleri ile yapılan referandumlar veya muhalefetin yapılan yerel seçimlerde yakaladığı yükselen oy trendini yurt genel seçimlerine taşıma hevesleri için yapılan yakın aralıklı seçimler ülke ekonomisine ciddi zaralar vermektedir. Seçim ortamına girilmesi ile oluşan belirsizlik ortamı ve yürütmenin ve yasamanın seçime odaklanarak kanun yapmaması ekonomiler üzerinde sorunlar yaratmaktadır.


Eğitim ve Teknoloji  
Ekonominin Temel kuramlardan biri olan Eğitim ve teknolojiye göre ülkeler sürekli kendini güncellemeli ve matematik, fen bilimlerinin ağırlıkta olduğu bir eğitim müfredatını benimsemelidirler. Lisede verilen mesleki ve teknik eğitimlerin üniversitede aynı iş dalında uzmanlaşmak namına verilmeye devam edilmesi gerekir. Örneğin kaynak teknolojileri konusunda eğitim almış bir lise öğrencisi aynı eğitime üniversitede devam ederek teknisyen sıfatı ile okuldan mezun olmalıdır. Buda ülkenin ara teknik eleman sıkıntısını çözer ve imalata dayalı ekonominin alt zeminini oluşturur. Her şey dengeli olmalıdır herkse mühendis olur ise imalat ekonomisine geçilmesi sadece kâğıt üzerinde kalır.


Neticeye ulaşmak
Bana göre neticeye ulaşmak çok zor değil yeter ki devleti yönetenler ve millet olarak bir ülke top yekûn refaha ulaşmak istesin; tabii ki burada siyasetçilere çok iş düşüyor. Kendi siyasi emelleri ve mevcudu korumak adına yerine getirilmeyen! Yazımda küçük bir tarafından değindiğim noktalar da icraatlar yapılsa zaten her şey kendiliğinden gelir. Yani çok zor şeyler değil iki kere ikinin dört ettiğini bildikten sonra gerisi güçlü ve halk desteğini arkasına almış bir yönetime bakar.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

banner17