Sevgili dostlar merhaba.
Bu gün itibari ile İlçem Gazetesi'nde sizlerle birlite olmanın mutluluğunu yaşıyorum. İlk yazım da Ramazan ayında olmamız nedeniyle Eski Ramazanlar ile Bismillah deyip başlayalım...
Tüm Müslümanların en özel ve günlerini hatta en kutsal günü Kadir Gecesi’ni içinde bulunduran Ramazan Ayı; Müslümanların hasretle bekledikleri günlerdir. Hemen hemen her ramazan ayında iç çekerek eski ramazanları hatırlarız her birimiz.

 
Şehirleşmedeki hızlı gelişim ve değişime bir de teknolojik gelişim de eklenince elbette özel günlerimiz de değişime uğruyor. Bazı geleneklerimizi korusak da değişimin rüzgârına bir şekilde onları da kaptırıyoruz.

 
Ben çocukluğumu Kartal/Cevizli mahallesinde geçirmiş biriyim, bizim mahallede çocuklar arasında sahura ilk kim kalkacak, yarışı olurdu. Uyanır uyanmaz mahallenin tüm çocukları pencerelere koşar, peşin sıra yanan ışıkları takip ederdik. Eğer bir evin ışığı diğer evlerin ışığı yanmasına rağmen hala yanmamışsa o evdekilerin uyanamadığı düşünülür, çocuklar o ev halkını uyandırmaya gönderilirdi. Bugün ise çalar saatlerimiz, cep telefonlarımız da alarmlarımız var, fakat pencerelere koşan çocuklarımız yok!

 
Eski ramazanlarda sofralarda tüm evlerin yemekleri aynıydı, çünkü ya birlikte yapılırdı ya da komşu da pişen bize de düşerdi. Bugün artık aynı binada oturanlar bile birbirlerini tanımadıkları için paylaşmak da bitti.

 
Ramazan ayı eskiden bir araya getiren ve paylaştırandı. Bugün artık ne bir araya getirebiliyor ne de paylaştırabiliyor. Ramazan özünü yitirdikçe hasreti de içimizde hep ukde kalıyor. Paylaşmak demişken günümüzde sosyal medyanın da gücü ile sofralarımızdaki aşımızı değil sofralarımızın fotoğraflarını paylaşır olduk.  Bunların bir çözümü var mıdır? Elbette vardır. Fakat çözüme geçmeden evvel günümüz Ramazanlarının güzelliklerini görmeye çalışmak da fayda var.
Günümüzde ulaşım ver iletişim araçlarının daha kolay erişilebilir olması ve kullanımlarının artık lüks olmaması nedeniyle her insanın erişebileceği imkânlar haline dönüşmesi ile insanlar artık uzakları yakın edebiliyorlar iftar ve sahur vakitlerinde. Belediyelerimizin iftar çadırları ve ramazan şenlikleri sadece karın doyurma maksatlı kullanılmaz da birlikte yaşama kültürüne haiz olmak için, bir araya gelmek, tanışmak gibi hasletleri de gözetebilirsek Yeni Ramazanların da güzel yanlarını görebiliriz.
Her olumsuz değişimin suçunu sosyal medyaya atıyoruz ama doğru kullanıldığında çok verimli sonuçlar da doğurabilir sosyal medya. Sofralarımızdaki aşımızı illaki tanıdıklarla paylaşacak değiliz; sosyal medya üzerinden bir davette bulunup belki iftara yetişememiş bir öğrenci denk gelir sofranıza; ya da hep eleştirdiğimiz şeylere inat sosyal medya üzerinden kitlesel hareket başlatılabilir; örneğin komşuluk ilişkileri üzerine bir kitlesel kampanya olabilir. Herkes bugünkü iftar menüsünden bir tabak oturduğu binadaki komşularıyla paylaşsın. Bir de şu söylemek de fayda görüyorum; gelenekler kültürler ziyadesiyle komşuluk kadınların eliyle yaşatılabilir. Kadınlara özel faaliyetler yapan sivil toplum kuruluşlarının Kadının iş gücüne ve demokrasiye katılımı için mücadele ettikleri gibi ölmek üzere olan geleneklerimizin yaşatılması için, yok olmaya yüz tutmuş komşuluk ilişkilerini yeniden canlandırmak için projeler üretebilirler, bu projeler için kadınları örgütleyebilirler. Eleştirmek çok kolay, asıl mesele sorunu çözebilmekte.

Gerçi şu bir gerçek ki Ramazandan gerçek manasıyla feyz almayı umut eden insanlar için her Ramazan çok güzeldir.
 
Soframız da aşımızı, dilimizde duamızı paylaştığımız; uzak yakın demeden, küslük gözetmeden bir araya geldiğimiz ve özüyle yaşayabildiğimiz Ramazanlar olması temennisiyle hayırlı Ramazanlar!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner17