24 Haziran Pazar günü Avrupa’nın ortalamasının çok üstünde bir katılım ile sandığa giderek Türkiye’yi 2023 hedeflerine taşıyacak siyasi kadroyu millet olarak seçtik.
Seçimlerden önce gerçekleşen propaganda sürecinden önce ziyade bu seçimlere resmi ve resmi olmayan ittifaklar ve pazarlıklar damga vurdu.
Millet ittifakı pusluda 3 parti görülmesine karşın CHP’nin HDP ile yaptığı gizli ittifak ve DP’nin İyi Parti listelerinden seçime girmesiyle görünür 3, görünmeyen 5 partili bir ittifak söz konusuydu.
Millet İttifakı “24 Haziran seçimlerini Erdoğan ve AK Parti’den kurtulma” olarak yorumlayıp Meclis çoğunluğunu elde etme ya da iktidar olma hedefiyle değil de Erdoğan ve AK Parti’yi zarara uğratma hedefi koyduklarından dolayı hedefleri ölçüsünde “başarılı” sonuç almışlardır.
CHP; ittifak oyları sayesinde yıllardır vekil çıkaramadığı illerde 11 vekil çıkartmıştır. SP; ittifak ile CHP’ye 11 vekil kazandırıp CHP listesinden 3 vekil çıkardı.
Bu durumdan anladığımız şu;
Seçmenine CHP’ye oy verin çağrısı yapamayacak olan SP; ittifaka kazandıracağı oylarla CHP’nin ekmeğine yağ sürmek karşılığında 6 adayını CHP listesinden seçime sokup 3 vekil kazandırmıştır. Yani SP’nin seçmenini kandırdığı/yanılttığı bir seçim geçirmiş oldular.
CHP; HDP’ye verdiği emanet oylarla kaybettiği sandalye sayısını SP’nin oylarıyla telafi etmiştir.
HDP; emanet oylarıyla birlikte barajı geçerek “emanet” bir başarı(!) yakalamıştır. Burada bir parantez açmak gerekirse; 24 Haziran’dan sonra PKK’nın kalleş saldırıları ile şehit düşen her askerimizin vebali CHP’dedir.
Cumhur ittifakına gelince pusulada 2 partinin yer aldığı, BBP’nin AKPARTİ listelerinden seçime girmesiyle 3 partili bir ittifak söz konusuydu.
Millet ittifakının aksine Cumhur İttifakında tek Cumhurbaşkanı adayı vardı, yani ittifak sözcüğünün sözlük anlamında olduğu gibi birliktelik duygusunun hâkim olduğu bir ittifaktan bahsetmek mümkündür. Cumhur ittifakı seçimlerle birlikte son bulmamış; birliktelik, kardeşlik ve ortaklık duygusu 24 Haziran’dan sonra da devam etmiştir.
Yazının başlığına dönmek gerekirse hedefleri ölçüsünde başarılı olmuş fakat milletin teveccühünü bir kez daha kaybetmiş Millet İttifakından başlayabiliriz.
Seçimin tek muzafferi Erdoğan olmasına karşın galibiyet duygusunu içten yaşayamamış bir AK Parti’nin ise kazanan ya da kaybeden olduğunu söylemek mümkün olmaz. 
Kılıçdaroğlu; İnce’den kurtulma, AK Parti’den kurtulma hedeflerini tutturduğu için kazananlar listesinde kendine yer bulabilir.
CHP; ana muhalefette kalmayı başarıdan sayması ve HDP ile kurduğu bağ ile kazananlar listesine girebilir.
Muharrem İnce; aldığı oy oranı partisinin yıllardır hasret kaldığı %30 oy ile kendine has bir kitle oluşturarak kazananlar listesine girebilir.
Meral Akşener; vekil olmadığı için yeni kurulan ve toplama olan partisini kaybedebilir. İyi Parti dağılabilir ya da Meral Akşener partiden azledilebilir. Buna karşın siyaset sahnesinde kendine biçilen rolü sergilediği için “kendisi açısından” kazananlardandır.
İyi Parti için kazanç ya da kayıp ancak yerel seçimler sonrasında ortaya çıkacaktır.
HDP; arkasında CHP olduğu sürece her seçimin kazananlar listesinde olacaktır fakat bu durumun Türkiye’ye kaybettirdikleri ise azımsanamaz.
SP ise HDP’yi sırtında taşıyan CHP’ye oy hamallığı yapmış fakat tarihinde ilk kez mecliste temsil edilme hakkı kazanarak; kazananlar listesine girmiştir.
MHP ve Bahçeli ise her şeyiyle bu seçimin net kazananıdır.
24 Haziran seçimlerinin Yerel seçimlere etkisini de ele alacağımız bir sonraki yazı ile devam etmiş olacağız. Saygılarımla.,
 
Mustafa KARA
@mstfa_karaa
Kara.mustafa74@gmail.com
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner17